Kategori arşivi: Uçak Kargo

Beykoz

Beykoz

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Beykoz
İlçe
Anadolu Hisarı
Istanbul location Beykoz.svg
Ülke Türkiye Türkiye
Bölge Marmara
İl İstanbul
İdare
 • Belediye Başkanı Murat Aydın (AKP)
 • Kaymakam Ahmet Katırcı [1]
Yüzölçümü

 • Toplam 239,22 km² (9.236 mil²)
Nüfus

 (2014[2])
 • Toplam 248,071
Zaman dilimi UTC+03.00 (TRS)
Posta kodu
348xx
Alan kodu 216

Beykozİstanbul‘un bir ilçesidirÇatalcaKocaeli bölümünün Kocaeli Yarımadası batısında yer almakta olup; batıdan İstanbul Boğazı, doğudan Şile ilçesi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden de Çekmeköy, Üsküdar ve Ümraniye ilçeleri ile çevrelenmiştir.Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren yapılan sanayi ağırlıklı çalışmaların etkisiyle fabrikaların çoğalması sonucu genelde işçi kesimin tercih ettiği yerleşim yeri olan Beykoz, son yıllarda üst gelir seviyesi kesimden de talep görmektedir.

Beykoz, Kanlıca

Deniz seviyesinden başlayarak 270 metreye kadar yükselen Beykoz’un engebeli arazisini RivaKüçüksu ve Göksu dereleri parçalamıştır. İlçe ve yakın çevresinde Akdeniz iklimi ile Türkiye’de Karadeniz iklimi nin karışımı olan “Geçiş Tipi İklim” etkilidir. Yazlar, Akdeniz kadar sıcak olmamakla birlikte Karadeniz kadar yağışlı değildir. Beykoz ve çevresi başta kestanemeşegürgenıhlamurkayınkızılağaç ve fındık ağaçlarından oluşan doğal orman örtüsüyle kaplıdır.

Tarihçe

Beykoz (1880-1893) [3]

Riva deresi

Beykoz çok uzun bir tarihsel geçmişe sırtını dayamaktadır. Beykoz’un tarihine ilişkin olarak bilinen en eski tarih M.Ö. 700’lerdir. Bu dönemde deniz yoluyla gelip Beykoz’u kendilerine yurt edinen Traklar, Beykoz’da yerleştiği bilinen ilk halk olarak karşımıza çıkar. Her ne kadar sanat tarihçileri ve arkeologlar çok daha önceki dönemlerde Karadeniz’den Boğaz’a doğru seyreden tepelerde Apollon tapınağı benzeri yapıların olduğunu öne sürmekte ve dolayısıyla da Beykoz’un bir kent olarak tarihini çok daha önceki tarihlere götürmek gerektiğini iddia etseler de, örgütlü bir toplumsal hayatın Beykoz’da söz konusu tarihle birlikte  başladığını söyleyebiliriz.

Traklar, Trakya’ya adını veren ve tarihte savaşçı özellikleriyle bilinen bir topluluktur. Trakların tarihte balıkçı köyleri, müstahkem kalelerle çevrili kentler ve çok çeşitli yerleşme birimleri inşa ettikleri bilinmektedir. Trakların Hint-Avrupa kökenli bir halk olduğu söylenmekte, ancak yazılı bir kültüre sahip olmadıkları için haklarında yeterince bilgi edinme imkânı  bulunmamaktadır. Trak toprakları geniş bir coğrafyayı içerisine alsa da, esasında doğu ve batı Trakya bölgesinde konuşlandıkları bilinmektedir. Traklar hiçbir zaman hakimiyetleri altında bulunan toprakları idare edecek tek bir devlet kuramamış, daha ziyade parçalı bir yönetim yapısı ortaya koymuşlardır. Bununla birlikte Traklar kendi içerisinde güçlü yönetim mekanizmaları geliştirmeyi başarabilmişlerdir.

Traklar Beykoz’a geldiklerinde, kralları Amikos’un ismine binaen, buraya “Amikos” adını vermişlerdir. Amikos, Beykoz’un bilinen en eski adıdır. Boğaz’ı geçerek Beykoz’a gelen Traklar burada Bebrik Devleti’ni kurmuşlardır. Bir rivayete göre Bebrikler isimlerini Akdeniz kıyısında, Pirenelerin kuzeyinde ve güneyinde bulunan eski bir İber kavminden almışlardır. Bebrikler M.Ö. 337 yılında Bitinyalıların saldırısına uğramış ve Bebrik Devleti uzun süren kanlı mücadele ve savaşların ardından yıkılmıştır.

Bitinya dönemi, Beykoz’un yavaş yavaş gelişmeye başladığı bir dönemdir. Beykoz (Amikos), yönetim mekanizmasının babadan oğula geçen bir krallık sistemine bağlı olduğu Bitinyalılar devrinde tam dokuz kral görmüştür. M.Ö. 74 yılında Bitinya kralı IV. Nicomedes ölüm döşeğindeyken tüm krallığını Roma imparatorluğuna devretmiştir. Bunun üzerine Roma İmparatorluğu Bithinya’yı bir eyalet olarak ilan etmiştir. Ancak Pontus kralı III. Mithridates Bithinya’yı zaptetmiş ve M.Ö. 74 yılının ortasında Roma İmparatorluğu bölgeyi yeniden ele geçirmek üzere, askeri bir birlik hazırlamış ve bölgeye yollamıştır. On yıllık bir mücadele neticesinde M.Ö. 65 yılında Bithinya Roma İmparatorluğu tarafından ele geçirilmiş, Pontus toprakları da Bithinya topraklarına dahil edilmiştir. III. Mithridates’in M.Ö. 63 yılında yakalanması ile birlikte tarihte Üçüncü Mithridates Savaşı olarak bilinen savaş son bulmuştur.

M.S. 395 yılında Roma İmparatoru Büyük Teodosyus imparatorluğu, Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) ve Batı Roma İmparatorluğu olarak ikiye bölene dek Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan Beykoz, bu tarihten itibaren Bizans İmparatorluğunun egemenliği altına girer. Pers İmparatorluğu 609 yılında Beykoz’u sınırlarına dahil eder. Persler altmış yıl bu topraklarda kaldıktan sonra, 669 yılında Müslüman Araplar bu toprakları Perslerden alırlar. Kısa bir süre sonra çekilen Arapların ardından bölgenin hakimiyeti yeniden Bizanslıların eline geçer. Bizanslıların bölgedeki bu üstünlükleri yedi yüz yıldan daha fazla, Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid’ın bölgeyi ele geçirdiği tarih olan 1402 yılına kadar devam eder. İstanbul’un Fatih Sultan Mehmed tarafından fethinden 51 yıl önce, Beykoz (Amikos) Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları içerisine dahil edilir. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına dahil edilen kentin adı bundan böyle Amikos değil, Beykoz’dur. Beykoz isminin nereden geldiğine ilişkin olarak da çeşitli rivayetler söz konusudur. Bu rivayetler içerisinde en bilineni, Beykoz isminin Kocaeli beylerbeylerinin Beykoz’da oturmasına nispetle üretilenidir.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü

Rivayete göre Farsçada köy anlamına gelen kos sözcüğünün Türkçe bey sözcüğüne eklenmesi sonucunda ortaya çıkan Beykos (Beyköyü) sözcüğü kentin adı olarak kalmıştır. Beykos zamanla Beykoz’a dönüşmüştür. Bilinen bir başka rivayet ise, Beykoz isminin, kentin Osmanlı idaresi altına girdiği dönemden sonra kentte inşa ettirilen On Çeşmeler adlı bir çeşmenin yanında bulunan büyük bir ceviz ağacına binaen ortaya çıktığını iddia etmektedir. Bu rivayete göre söz konusu dönemde koz kelimesi ceviz sözcüğünü nitelemek üzere kullanılmaktadır. Bu yörede ceviz ağaçlarının çok fazla sayıda bulunması nedeniyle de bu yöreye Binkos adının verildiği ve bu ismin zamanla Beykoz ismine dönüştüğü öne sürülmektedir.

Muhteşem dereleri, birbirinden güzel mesire yerleri, bereketli toprakları, cömert denizi ve aynı zamanda geniş bir av sahası da olan yemyeşil ormanlarıyla bir masal kentini andıran Beykoz, Osmanlı Devleti tarihinde önemli bir yere sahiptir. Av alanlarının uygunluğu münasebetiyle Osmanlı yönetici sınıfının gözde mekanlarından birisi olmuştur Beykoz. Padişah başta olmak üzere avın kendileri için bir tutku olduğu saray erkanı, Osmanlı’nın son dönemlerine dek Beykoz’u kendilerine mesken tutmuşlardır. Özellikle Tokat Bahçesi, bugünkü Akbaba köyü civarı ve Çubuklu yöresinde düzenlenen av partileri ile ilgili birçok tarihsel anekdot ve resmi kayıt söz konusudur. Ünlü seyyah İbn Battuta’dan öğrendiğimize göre, av partileri Türk yönetici sınıfının ayırt edici özelliklerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu bölgeler Osmanlı yönetici sınıfının avlanma yeri olarak tayin edilmiş bölgeler olup, tebaadan birilerinin avlanması yasaklanmıştır.

Beykoz’un gözdesi köşklerin bu bölgede ortaya çıkışları doğrudan bu av merakıyla bağlantılı bir gelişmedir. Zamanla padişahların ve önde gelen saray erkanının konaklayabilmesi için birbirinden güzel av köşkleri inşa edilmiştir Beykoz’da. Bu bağlamda bugün maalesef arkasında herhangi bir iz bırakamayan, tarihsel önemi haiz av köşklerinden olan Tokatköy’deki Tokat Kasrı ve bahçelerine değinmek yerinde olacaktır. Evliya Çelebi, seyahatnamesinde Tokat Kasrı’nın Fatih Sultan Mehmed tarafından yapıldığını şu cümlelerle anlatmıştır

Fatih Sultan Mehmet’in seferde olan sadrazamının gönderdiği haberci, nefes nefese, heyecanla Tokat’ın fethedildiği müjdesini verince Fatih Sultan Mehmet: “Tez şurada bir bahçe yapılsın ismine de Tokat bahçesi denilsin. Tokat surlarına benzeyen bir set çekilsin (…)” demiş. Etrafı surlarla veya çitlerle çevrili bu bahçe içerisinde bir zarafet timsali bir köşk, muhteşem bir havuz, enfes bir şadırvan ve güzel bir hamam yaptırılmış, geniş bir alana sahip olan bahçesinde ise av hayvanları yetiştirilmiştir. Bu yapının yer aldığı Tokatköyü’ne muhteşem bir kemerli beton köprü üzerinden geçmek suretiyle varılmaktadır. Bu kasrın ve bahçenin bakımı emri altında yüz bostancının bulunduğu bir bahçıvan başı tarafından sürdürülmüştür. Bu kasrın özellikle genç yaşta tahta çıkan IV. Murat (1623-1640) tarafından çok beğenildiği bilinmekte, onun bu bahçenin çimenliğinde cirit oynattığı söylenmektedir. Yapıldığı tarihten itibaren Tokat Kasrı’na ve Beykoz’un bizatihi kendisine tahta geçen bütün Osmanlı Padişahları’nın rağbet gösterdikleri bilinen bir gerçektir.En fazla tercih edilen av türleri kuş, geyik ve karaca avı olmuştur. Kuş avı daha ziyade doğanlar kullanılarak yapılırken, geyik ve karaca avı eğitilmiş köpekler kullanılarak yapılırdı. Özellikle yenileşme döneminin Osmanlı Devleti’nde nasıl bir seyir aldığını izlemek açısından Beykoz’da düzenlenen av partileri oldukça enteresan malzemelerle doludur. On sekizinci yüzyıl sonrasında Sakson türündeki av köpekleri Avrupa’dan getirilmeye başlanmıştır. Ava en düşkün padişahın kendisi için “avcı” lakabının kullanıldığı IV. Mehmed (1642-1693) olduğu söylenir. IV. Mehmed’in en kısa avının üç ay sürdüğü rivayet edilir. IV. Mehmed av merakı nedeniyle devlet işlerini ihmal etmekle suçlanmış, bunun üzerine kendisine yöneltilen eleştirilere tepki olarak tahtını Edirne’ye taşımıştır. Beykoz merkezli av partilerinde kullanılan silah teknolojileri de zamanla değişmiştir. On sekizinci yüzyıla dek ok ve yay ile yapılan avlar, bu dönemden itibaren yerlerini dolma çakmaklı tüfeklere ve daha sonrasında ise fişek atan kırma tüfeklere bırakmıştır. Yirminci yüzyılın başına gelindiğinde Beykoz’dan Şile’ye ve Ömerli’ye dek uzanan ormanlık sahada karaca ve yaban domuzu avı yapılmaktadır.

Bu avlar daha ziyade köpekler eşliğinde ve sürek avı biçiminde gerçekleştirilmekteydi. Beykoz’un doğusunda yer alan sık ormanlık alanlarda halihazırda yaban domuzu avı yapılabilmekte, ilçe sınırlarının kuzeydoğu yakasında tavşan, çulluk, tilki ve nadiren olmakla birlikte dağ kekliği avlanabilmektedir. Ayrıca Ömerli baraj gölü civarında kaz ve ördek avı da yapılabilmektedir.

Beykoz Kalesi

Osmanlı tarihinin en önemli seyyahlarından olan Evliya Çelebi, Beykoz’u şu satırlarla anlatır: “(…) lebi deryadan bağlar kenarından gitmek üzere Servi Burnun’nun üç bin adım güney tarafında, bir liman-ı âzimin kenarındadır. Sekiz yüz haneli, bağ ve bahçeli, mamur bir kasabadır. Camii, mescidi, hamamı, sibyan mektebi, küçük sokakları, ağaçlarla müzeyyen çarşı ve pazarı vardır. Çarşı ve pazarı çok bakımlıdır. Halkı bahçıvan, oduncu ve balıkçıdır. Ab-ı havası nefistir. İskelesinde bir kılıç balığı dalyanı vardır. Beş altı gemi direğini birbirine bağlayıp denize dikmişlerdir. Karadeniz tarafından kılıçbalıkları geldiğinde direğin tepesindeki âdemler ellerindeki taşları kılıçbalıklarının arkasına doğru atınca balıklar emin yerdir diye liman ağzına doğru girer. Burada ağlara takıldıklarında balıkçılar kayıklarla kılıçbalıklarına yanaşıp kargı ve tokmaklarla bunları avlarlar. Buradan içeride Akbaba, Sultan, Ali Bahadır, Dereseki, Alemdağ, Koyun Korusu, Yuşa Nebi mesireleri vardır.” Bugün Beykoz, yukarı boğazın yüzyıllardan beri en şöhretli mesiresi olan, geniş bir vadiyi dolduran ve ulu çınarların süslediği Beykoz çayırına sahiptir. Çayır, Hünkar iskelesinden darala darala Tokat mevkiine kadar uzanmaktadır. Çayırın içerisinde yer alan türlü türlü mekanlar, ağaçlarla çevrili yollarla birbirine bağlanır. Bu, başka bir mesirede rastlayamacağımız nadide bir güzellik sunar bizlere. Ağaçların boylarına bakılarak bu yolların en az yüz elli iki yüz öncesinde yapılmış olduğu sonucuna rahatlıkla varılabilir. İstanbul’un, Boğaziçi’nin, Anadolu Yakasının en şirin ilçelerinden birisi olan Beykoz, hala müstakil bir tarihinin yazılmasını beklemektedir. Bu güzel kentin tarihini yazmayı başarabilenler, kültür dünyamıza çok önemli bir katkıda bulunmakla kalmayacaklar, kentin zengin tarihsel birikiminin de bir parçası olacaklardır.

Beykoz’un günümüze gelen birçok Tarihi eseri mevcuttur.

Küçüksu Kasrı

Nüfus

İlçede en çok Giresun, Ordu, Kastamonu, Rize, Trabzon, Ardahan, Sivas, Samsun ve Sinoplu vatandaşlar bulunur. 2020 TÜİK verilerine göre ilçede 246.110 kişi yaşamaktadır.

Yıl Toplam Şehir Kır
1935[4] 21.308 15.103 6.205
1940[5] 41.492 31.236 10.256
1945[6] 32.813 25.611 7.202
1950[7] 37.152 29.658 7.494
1955[8] 48.832 36.859 11.973
1960[9] 58.317 45.679 12.638
1965[10] 67.758 51.689 16.069
1970[11] 76.385 61.206 15.179
1975[12] 92.767 76.804 15.963
1980[13] 114.812 94.101 20.711
1985[14] 136.063 118.697 17.366
1990[15] 163.786 142.075 21.711
2000[16] 210.832 172.291 38.541
2007[17] 241.833 200.572 41.261
2008[18] 243.454 219.960 23.494
2009[19] 244.137 220.008 24.129
2010[20] 246.136 221.542 24.594
2011[21] 247.284 222.075 25.209
2012[22] 246.352 220.364 25.988
2013[23] 248.056 248.056 veri yok
2014[24] 248.071 248.071 veri yok
2015[25] 249.727 249.727 veri yok
2016[25] 250.410 250.410 Veri yok
2017[25] 251.087 251.087 veri yok
2018[25] 246.700 246.700 veri yok
2019[25] 248.260 248.260 veri yok
2020[25] 246.110 246.110 veri yok

Not: Büyükşehir yasası nedeniyle köyler mahalle statüsüne geçtiğinden 2013’ten itibaren kır nüfusu tabloda yer almamıştır.

İdari yapı

İlçe, 45 mahalleden oluşmaktadır. Büyükşehir yasası ile köyden mahalleye dönüştürülen yerleşimlerin nüfusları düşüktür. Elmalı Mahallesi orman içine sonradan yerleşilerek oluşmuş köy niteliğinde olup, Karadeniz köyleri özelliğini taşır.

Ulaşım

  • Üsküdar’dan 15, 15ŞN, 15M, 15KÇ, 15Y, 15P, 15N nolu hatlarla ve sarı dolmuşla
  • Kadıköy’den 15F ve 15BK, 14M nolu hatlarla ve sarı dolmuşla
  • Ümraniye’den 11H, 20, 15TY, 11ÇB nolu hatlarla
  • Mecidiyeköy’den 121A, 121B ve 121BS ile
  • Taksim’den E2 nolu hatla
  • Kavacık‘dan 15A, 15D, 135, 135A, 136 nolu hatlarla ve minibüslerle
  • Ayrıca deniz yolu mevcuddur: Beykoz-Yeniköy tekneleri ve sabah saatlerinde deniz otobüsü ve vapurlarla.

Sosyal hayat

Beykoz’da gözle görülür bir plansız yapılaşma ve konut sıkıntısı yaşanmakta olup, nüfusun 1/4’e yakını tapusuz gecekondu tipi evlerde oturmaktadır. İmar durumu yakın zamana kadar imar mevzuatının tatbikatındaki gecikmeler yüzünden son derece düzensizdir. Büyük ölçüde eksik olan altyapı tamamlanmaya çalışılmaktadır. İlçe nüfusunun büyük bölümünü Beykoz’a bölge dışından iç göçle gelen vatandaşlar oluşturmuştur. Yaşanan aşırı iç göç sonucunda birçok yerde doğal bitki örtüsünün yok edilmesi ile yerleşim alanları meydana gelmiştir Yer şekillerinin de engebeli olması;plansız yapılaşmanın sebeplerinden biridir. Arazi mülkiyeti genellikle orman ve hazineye ait olup, şahıs mülkiyetindeki arazilerin sınırlı olması ve büyük parseller içermesi yüzünden işgallerle konut alanı haline dönüştürülmüştür. Eski yerleşim alanı olarak Merkez, Yalıköy, Paşabahçe, Anadolu Hisarı, Kanlıca’nın bir kısmı müstakil ve eski tip konut tarzını koruyabilen mahalleler arasındadır.

Beykoz ilçesindeki sosyal faaliyetler

Kiraz Festivali

Dosya:İstanbul - Anadoluhisarı, Beykoz 2 - Şub 2013.ogv

Beykoz İlçesinde yer alan Anadoluhisarı semtinin iskelesi ve çevresi, sol tarafta ileride görünen Fatih Sultan Mehmet Köprüsü (Şubat 2013)

Dosya:İstanbul - Kanlıca, Beykoz - Şub 2013.ogv

Beykoz İlçesinde yer alan Kanlıca semtinin iskelesi ve çevresi, sağ tarafta ileride görünen Fatih Sultan Mehmet Köprüsü (Şubat 2013)

Beykoz Belediyesi, Beykoz İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ile ilçede bulunan çeşitli vakıf ve derneklerin işbirliği sayesinde halk oyunları, tiyatro etkinlikleri ve çeşitli yarışmalar yapılmaktadır. Ayrıca İSMEK‘in açtığı kurslarada büyük rağbet vardır. İlçede birde Halk Eğitim Merkezi bulunmaktadır Kütüphanelerin ve çok amaçlı salonların yetersizliği, kültürel faaliyetlerin istenilen düzeye ulaşmasını engellemektedir. İlçede 3 sinema, 11 spor kulübü, 1 spor salonu, 3 futbol sahası, 4’ü şahıslara ait 26 halı saha mevcuttur. Beykoz Çayırı’nda yapılmaya başlayan geleneksel Beykoz Şenlikleri kültürel etkinliklerin sergilendiği önemli bir faaliyettir. Beykoz Çayırı’ndaki askeri kışlanın ve (halk tarafından Saray Hastanesi) olarak bilinen Beykoz Kasrı’nın yakın tarihte turizme açılacak olması ve Riva Köyü’ne yeni yapılacak olan Türkiye’nin ilk ve tek en büyük sinema platformu İlçenin sosyal yönünü daha çok genişletecektir.

Hidiv Kasrı

1907 yılında Mısır‘ın son hidivi Abbas Hilmi Paşa tarafından İtalyan mimar Delfo Seminati‘ye yaptırılmıştır. Dönemin mimari modasına uygun olarak art nouveau tarzındadır.

İskenderpaşa Camii ve Türbesi

I. Süleyman ve II. Selim dönemlerinin devletin ileri gelenlerinden, “Mağusa Fatihi” olarak tanınan Gazi İskender Paşa (ö. 1570) tarafından yaptırılmıştır.

Karakulak Çeşmesi

Beykoz Merkez bucağına bağlı Dereseki Köyündedir.

Recep Şahin Köktürk Spor Salonu

1986 yılında spora açılan salon 1750 seyirci kapasiteli olup 60 araçlık otoparkı mevcuttur. Beykoz Belediyesi tarafından işletilen salonu Türkiye Basketbol Ligi‘nde Beykoz SK kullanmaktadır.

Yoros Kalesi

Anadolukavağı sırtlarındaki Doğu Roma döneminden kalma kaledir.

Diğer yapılar

  1. Beykoz Kasrı 1845-1854 Abdülmecid
  2. Küçüksu Kasrı 1752 I. Mahmut
  3. Anadoluhisarı Kalesi 1396 Yıldırım Bayezit (Güzelcehisar Kalesi)
  4. Mihrişâh Sultan Çeşmesi 1806 III. Selim
  5. Midilli’li Ali Reis Camii 1593 Midillili Ali Reis tarafından yaptırılmıştır.
  6. On Çeşmeler(İshâk Ağa Çeşmesi) 1550-1747 I. Mahmud
  7. Paşa Çeşmesi 1870 Abdülaziz
  8. Anadolu Feneri ve Camii 1567 (I. Mahmud döneminde yaptırılmıştır)

Turizm

Beykoz merkezindeki Abraham Paşa Korusu çeşitli turistik tesislerle yeniden düzenlenmiştir. Kanlıca’da bulunan Mihrabad Korusu Boğaz manzaralı görünümüyle en gözde mesire alanları arasında yer almaktadır.

Beykoz tarihi yalıları ile de ünlüdür. Anadolu Hisarı’ndan Beykoz Yalıköy’e kadar birçok özel mülk konumunda olan tarihi yalılar, Boğaz görünümüne güzellik katmaktadır. Bu yalıların en önemlisi Anadolu Hisarı’ndaki Hekim Paşa Yalısı’dır.

%60’ı orman alanı olan Beykoz, İstanbul halkının hafta sonu dinlenme ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır. Anadolu Kavağı, Anadolu Feneri, Poyraz KöyRiva (Çayağazı), Cumhuriyet KöyüAli BahadırDeğirmen DereBozhaneGöllü KöyüAkbabaPolonezköy en çok ilgi çeken mesire alanlarıdır. Turizm alt yapısı ve tesisleri yetersizdir. Polonezköy’de bulunan otel ve pansiyonlar dışında turizm amaçlı tesis çok azdır.

Boğaz eskiden beri balıkçılığı ile meşhur olmasına rağmen Beykoz bu açıdan da istenilen ölçüde tanıtılamamıştır. Anadolu Kavağı’ndaki balık lokantaları deniz ve kara yoluyla gelen yerli ve yabancı turistlerin rağbet ettikleri yerlerdendir. Akbaba Köyü’nde bulunan Akbaba Sultan Türbesi ve Mescidi, Anadolu Kavağı Yuşâ Tepesi’ndeki Yuşâ Türbesi, Kanlıca’daki İskender Paşa Türbesi ve CamiiDereseki Köyü’ndeki Kırklar Baba Türbesi, Orta Çeşme’deki Uzun Evliya Türbesi çok sayıda ziyaretçi çeken yerledir. İlçe sınırları içinde bulunan ve Türkiye’de Kültür ve Tabiatı Koruma Vakfı’nın belirlediği anıtsal ve korunmaya değer ağaçlar vardır ki bunlardan bazıları; Kaymak Donduran da 200 yaşındaki Kestane AğacıBeykoz Çayırı’ndaki 200 yaşındaki Çınar Ağaçları örnek verilebilir.

Kardeş şehirler

Politika

Yerel Seçimler

Beykoz Belediye Başkanları ve Partileri[26]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1984 Ali Zengin ANAP %47,81
1989 Şevket Arıkan SHP %30,64
1994 Yücel Çelikbilek RP %41,76
1999 Alaattin Köseler DSP %27,51
2004 Muharrem Ergül AK Parti %42,91
2009 Yücel Çelikbilek AK Parti %36,71
2014 Yücel Çelikbilek AK Parti %44,51
2019 Murat Aydın AK Parti %49,16

BAYRAMPAŞA

Bayrampaşa

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Bayrampaşa
Bayrampaşa'nın İstanbul'daki konumu
Bayrampaşa’nın İstanbul’daki konumu
Ülke Türkiye
İl İstanbul
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
İdare
 • Kaymakam Soner Şenel
 • Belediye başkanı Atila Aydıner (AK Parti)
Yüzölçümü

 • Toplam 9,54 km² (3,68 mil²)
Rakım 60 m (190 ft)
Nüfus

 (2018)
 • Toplam 271,073
 • Kır

 • Şehir

Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ)
İl alan kodu 212
İl plaka kodu 34

Bayrampaşaİstanbul‘un bir ilçesidir. Kuzeyde Gaziosmanpaşa, doğuda Eyüpsultan, güneyde Zeytinburnu, batıda Esenler ile çevrilidir. 1970 yılında İstanbul nüfusunun %4,11’ini oluşturan Bayrampaşa, 2000 yılında %2,44’lük bir paya sahiptir. Bayrampaşa ilçesi, nüfus yoğunluğu açısından, yıllara göre artan değerlere sahiptir. İstanbul‘un en yüksek yoğunluk değerine sahip ilçelerinden birisidir. 1970 yılında yoğunluğu 130 ki/ha iken 2000 yılında 259 ki/ha yoğunluk değerine ulaşmıştır.

Tarihi

1927’de Bulgaristan’ın Filibe şehrinden göç eden ve yöreye ilk yerleşen göçmen grubuna tarım için ayrılan bölgede bağcılık yapılmış, sağmal inekler yetiştirilmek üzere Velibey (Demirkapı), Ferhatpaşa ve Cicoz adlı çiftlikler kurulmuştur.

İstanbul halkının 1950’lere kadar mesire yeri olan ve gelenlerin istedikleri kadar üzüm yedikleri, ancak dışarıya çıkartamadıkları meşhur Numunebağları, Abdi İpekçi Caddesi ile O-1 Karayolu arasındaydı. (Anılan bağlardan geriye “Numunebağ Caddesi” adı kalmıştır.) Bugünkü Bayrampaşa’nın ilk çekirdeğini oluşturan ve 1954’te köy statüsüne getirilen Sağmalcılar, Rami Bucağı sınırları içindeydi ve Maltepe Askeri Kışlası nedeniyle “Kışla Arkası” olarak da anılıyordu.

1927’den itibaren gruplar halinde Bulgaristan ve Yugoslavya’dan gelen göçmenlere ilaveten 1955’te İstanbul’un iki büyük caddesi olan Vatan ve Millet Caddeleri yapılırken evleri istimlake uğrayan vatandaşların çoğunun Sağmalcılar Köyü’ne yerleşmesi, nüfusun artışına neden oldu. Ayrıca, 1950’den itibaren bölgede yapılan fabrikalar, ilçeyi sanayi bölgesi haline getirdi.

Sağmalcılar Köyü 1960’ta belediye oldu. Mimar Sinan tarafından İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak amacıyla döşenen ve o sırada hala faal durumda bulunan su kanallarına, inşa edilen binaların atık su ve tuvalet tesisatlarının yanlış bağlanması ve bu su kanallarına bağlı çeşme sularının bölge halkı tarafından kullanılması sonucunda semtte kolera salgını çıktı. Salgın çok kişinin hayatına mal oldu. Sağmalcılar adını zihinlere kolera sözcüğüyle birlikte yerleştiği düşünülerek ve lV. Murad’ın sadrazamlarından Bayram Paşa’nın burada bir çiftlik sahibi olmasından esinlenilerek Sağmalcılar adı Bayrampaşa olarak değiştirildi.

Eyüp İlçesi’nin bir semti olarak gelişmesini sürdüren Bayrampaşa Mayıs 1990 tarihinde ilçe statüsüne yükseltildi. Böylece Eyüp Belediyesi’nden ayrılarak müstakil belediye teşkilatına kavuşturuldu. Bayrampaşa, cadde ve sokakları ile oldukça planlı bir şehir görünümündedir. Semt merkezi Orta, Vatan ve Yenidoğan Mahallelerini içine almaktadır. Diğer mahalleleri: Altıntepsi, Cevatpaşa, İsmetpaşa, Kartaltepe, Kocatepe, Terazidere, Yıldırım ve Muratpaşa’dır.

Büyük İstanbul Otogarı, sebze hali, metro merkezi, otobüs terminali, PTT santralı, Bayrampaşa Devlet Hastanesi, Sağlık Ocağı ve Dispanseri başlıca kamu kuruluşlarıdır. Kızılay, Türk Hava Kurumu, Bayrampaşa Vakfı, Sosyal Doku Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği, Göz Nuru Vakfı ilçedeki sosyal yardım kuruluşlarıdır. İlçede 2 adet anaokulu, 15 adet ilkokul, 14 adet ortaokul, 13 adet lise dengi okul, çok sayıda özel öğretim kurumu ve çeşitli üniversitelerin fakülteleri bulunmaktadır. Cami sayısı 30’u aşmıştır. Bunlardan Bayrampaşa Merkez Camii, belediye başkanlığı binası karşısındadır. Osmanlı klasik mimarisinin izlerini taşımaktadır. Kubbe ve şerefeleri Edirne Selimiye Camii’nin tarzını andırır. Caminin alanı 860 m²’yi bulmaktadır. 2 stadyum ve 4 kapalı spor salonu ve içinde 2 adet yüzme havuzu bulunan Hidayet Türkoğlu spor merkezi Bayrampaşa’nın önemli spor tesisleridir. Semt folkloru çeşitlilikler göstermektedir. Ülkemizin her yöresinden ve yurt dışından gelen insanlar, geldikleri bölgenin ve ilin farklı oyun, türkü ve geleneklerini getirmişlerdir. Bulgaristan’dan gelen göçmenlerin kurdukları Balkan Oyunları, Folklor Derneği ilçe folkloruna canlılık kazandırmaktadır.

Tarihi eserler bakımından önemli bir yeri olan Maltepe Askeri Hastanesi, 1827’de yaptırılmıştır. Bina dört cephelidir. Orta yerinde büyük bir avlusu vardır. Ön cephesi tek, öteki yönleri ikişer katlıdır. Tavanları yüksek, odaları ve koğuşları geniştir. Giriş kapısı Türk-rokoko tarzında mermerden inşa edilmiştir. Nizamiye Kapısının üzerinde Haşim imzalı “Tuğra-i Hümayun” ve çok uzaktan okunabilen besmele ile “Fih-i Şifa-ün’lin nas” ayetini içeren altın suyu ile celi yazı, altında ve kapının iki tarafında Yesarizade Mustafa İzzet Efendi’nin yeşile boyanmış ta’lik yazısı ile “Çaresaz-ı derdimendan Hazret-i Mahmüd Han” (Dertlerin dermanı olan sultan 2. Mahmud) dizesi ile başlayan ve “Cism-i Han Mahmud ola asattan daim masun (Tanrı Sultan Mahmud’u daima kötülüklerden korusun) dizesi ile sona eren 32 beyitlik bir kitabe bulunmaktadır. 1922’de lağvedilen hastane bir müddet askeri okul ve daha sonra kışla haline getirilerek 66. Tümen’in karargahı olarak kullanılmıştır. Bugün Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne hizmet binası olarak ayrılmıştır. l. Süleyman’ın (Kanuni) emriyle Koca Sinan tarafından yapılan su terazilerinden ve su maslaklarından pek az iz kalmıştır. Belediye Parkı’ndaki Atatürk Anıtı ilçede yeni anıtlardır. Bayrampaşa’da bulunan kapalı ceza ve tevkifevinin yapımına 1955’te başlanmış, 1968’de tamamlanarak hizmete sokulmuştur. Sultanahmet Ceza ve Tevkifevi buraya taşınmıştır. 120.000 m2’lik bir alanı kaplamaktadır. 30.000 m2’lik bölümü hücre kısmına ayrılmıştır. Kadın ve çocuk koğuşları ayrıdır. Bünyesinde 100 yataklı bir hastane vardır. Bayrampaşa Cezaevi 2009 yılında Silivri’ye taşınmış ve cezaevi kapatılmıştır.

Belediye başkanları

Bayrampaşa Belediye Başkanları ve Partileri[2]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1990* Necdet Özkan DSP %??,??
1994 Hüseyin Bürge RP %30,27
1999 Hüseyin Bürge FP %35,36
2004 Hüseyin Bürge AK Parti %51,91
2009* Hüseyin Bürge AK Parti %43,22
2014 Atila Aydıner AK Parti %50,30
2019 Atila Aydıner AK Parti %49,29
  • 1990 yılında Bayrampaşa’nın Eyüp’ten ayrılmasıyla Necdet Özkan ara seçimlerde belediye başkanı seçilmiştir.
  • Hüseyin Bürge, 2011 Genel seçimlerinde milletvekili olmak için istifa etmiş ve görevini Atila Aydıner’e devretmiştir.

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1991 ANAP %25
1995 RP %27
1999 DSP %34
2002 AK Parti %43
2007 AK Parti %50
2011 AK Parti %54
Haziran 2015 AK Parti %45
Kasım 2015 AK Parti %55
2018 AK Parti %48

Ekonomi

İlçede yer alan Turkuazoo‘dan bir görünüm.

1970 öncesi tarıma dayanan bir ekonomisi olan Bayrampaşa, 1970 sonrası hızlı kentleşme ve yoğun göç sonucunda ekonomisi sanayi ve ticaret ağırlıklı bir ilçe oldu. İlçede yaşayanların bir kısmı ilçe dışında çalışırken, bir kısmı da esnaflık yapmakta ve sanayi kuruluşlarında çalışmaktadır. Ağır bir sanayisi olmayan Bayrampaşa’da, sanayi, yedek parça, otomobil tamiri, kalıpçılık, elektrik elektronik parça üretimi, hırdavat alet üretimi, plastik döküm, soğuk demir işlemesi, talaşlı üretimtekstil gibi alanlara yönelmiştir. Tarımsal alan yoktur.

İlçe eski hantal görüntüsünden modern bir görüntüye geçiş aşamasındadır. Otogar‘ın arkasına açılmış olan Carrefoursa ve Bauhaus, merkezde belediyenin yanında açılan Turkuazoo ilçenin ticari hayatını canlandırmıştır. Demirkapı Caddesi, Bayrampaşa’nın ticaret merkezi sayılabilir. Ayrıca yeni açılan IKEA semtin tanınmasına sebep olmuştur. 2009 yılının sonlarına doğru yapımı tamamlanan Forum İstanbul AVM hizmete açılmıştır.

Ayrıca İstanbul’un en büyük ulaşım noktası olan Büyük İstanbul Otogarı bu ilçededir.

Mahalleler

Bayrampaşa ilçesi 11 mahalleden oluşmaktadır.

Nüfus

Yıl Nüfus
1965[3] 69.064
1970[4] 124.085
1975[5] 157.367
1980[6] 165.723
Yıl Toplam
1990[7] 212.570
2000[8] 246.006
2007[9] 272.196
2008[10] 268.276
2009[11] 269.425
2010[12] 269.481
2011[13] 269.709
2012[14] 269.774
2013[15] 269.677
2014[16] 269.809
2015[17] 272.374
2016[17] 273.148
2017[17] 274.197
2018[17] 271.073
2019[17] 274.735
2020[17] 269.950

BAŞAKŞEHİR

Başakşehir

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Başakşehir
İlçe
Havadan Başakşehir

Havadan Başakşehir
Istanbul location Başakşehir.svg
Ülke Türkiye Türkiye
Bölge Marmara
İl İstanbul
İdare
 • Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu (AKP)
 • Kaymakam Uğur Turan [1]
Yüzölçümü

 • Toplam 104,33 km² (4.028 mil²)
Rakım 70 m (220 ft)
Nüfus

 (2020 [2])
 • Toplam 469,924
Zaman dilimi UTC+03.00 (TRS)
Posta kodu
34

Başakşehirİstanbul‘un bir ilçesidir. 2008 yılında KüçükçekmeceEsenler ve Büyükçekmece ilçelerinden ayrılarak ilçe yapılmıştır.[3] Başakşehir, kuzeyde Arnavutköy, kuzeydoğuda Sultangazi ve Eyüpsultan, doğuda Esenler, güneyde BağcılarKüçükçekmece ve Avcılar ile batıda Esenyurt ilçeleriyle çevrilidir.[3][4][5]

Başakşehir 1. ve 2. etapları, Altınşehir merkezi, GüvercintepeŞahintepe mahalleleri ve Kayabaşı köyü Küçükçekmece Belediyesi’ne, 4. Etap ve 5. Etap’ı Esenler Belediyesi’ne, Bahçeşehir ise Büyükçekmece ilçesine bağlı bir belde belediyesi durumundaydı. Fakat son yapılan düzenlemelerle bu semtler birleştirilerek Başakşehir ilçesi kuruldu.[3][5]

Başakşehir, Türkiye’de yabancı uyruklu vatandaşların en çok tercih ettiği ilçelerden biridir.[6] İlçenin yoğun göç alan bir bölge olmasından dolayı ArapçaRusçaİngilizce ve Fransızca konuşanların oranı yüksektir. Ortadoğu ve Afrika‘dan aldığı göçler dolayısıyla Arapça, Fransızca ve İngilizce konuşanlar çoktur. Rusçayı ise genelde Rusya‘dan göç eden halkların yanı sıra Orta Asya Türkleri‘de konuşur. Arap nüfusunun fazlalığı nedeniyle bölgede Araplar için özel okullar bulunmaktadır.[7]

Tarih

İlçenin kurulduğu bölgede Osmanlı döneminde devletin barut ihtiyacını karşılamak üzere Azatlı baruthanesi kurulmuş, bölge Azatlık adıyla anılmıştır.[3][8] İlçede tarihi özelliği bulunan diğer yapılar, Resneli Niyazi Bey‘e ait Resneli çiftliği ve İstanbul’daki bilinen ilk yerleşim yeri olan Yarımburgaz Mağarası ve baruthaneye su sağlamak için kurulmuş Şamlar bendi‘dır.[3][8]

Nüfus

Yıl Toplam Şehir Kır
2008[9] 207.542 205.860 1.682
2009[10] 226.387 224.055 2.332
2010[11] 248.467 245.019 3.448
2011[12] 284.488 280.385 4.103
2012[13] 316.176 311.095 5.081
2013[14] 333.047 333.047 veri yok
2014[15] 342.422 342.422 veri yok
2015[16] 353.311 353.311 veri yok
2016[16] 369.810 369.810 Veri yok
2017[16] 396.729 396.729 Veri yok
2018[16] 427.835 427.835 Veri yok
2019[16] 460.259 460.259 Veri yok
2020[16] 469.924 469.924 veri yok

Not: Büyükşehir yasası nedeniyle köyler mahalle statüsüne geçtiğinden 2013’ten itibaren kır nüfusu tabloda yer almamıştır.

İdari Yapı

Mahalleler

Başakşehir ilçesinin 11 mahallesi bulunmaktadır.

Politika

Yerel Seçimler

Başakşehir Belediye Başkanları ve Partileri[17]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
2009 Mevlüt Uysal AK Parti %38,69
2014* Mevlüt Uysal AK Parti %50,12
2019 Yasin Kartoğlu AK Parti %54,75

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
2011 AK Parti %51,90
Haziran 2015 %45,41
Kasım 2015 %52,80
2018 %47,32

Eğitim ve Sağlık Hizmetleri

İlçede Devlete bağlı faaliyet gösteren, 1 adet Genel Lise (Düz Lise), 4 adet Anadolu Lisesi, 2 adet İmam Hatip Lisesi, 1 Adet Çok Programlı Lise ve 6 Adet Mesleki Teknik Eğitim Lisesi olmak üzere toplam 14 adet lise, 21 adet İlkokul, 18 adet Ortaokul, 2 adet İmam Hatip Ortaokulu, 5 adet anaokulu (Okul Öncesi Eğitim Kurumu), 1 adet Rehberlik ve Araştırma Merkezi, 1 adet Halk Eğitimi Merkezi ve 1 adet Mesleki Eğitim Merkezi bulunmaktadır.[18] 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren özel öğretim kurumları ise; 1 adet Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, 1 adet Anadolu İletişim Meslek Lisesi, 2 adet Özel Anadolu Sağlık Meslek Lisesi, 3 adet Özel Meslek-Teknik Lise, 10 adet Anadolu Lisesi, 2 adet Fen Lisesi, 1 adet Fen ve Teknoloji Lisesi, 1 adet Özel Hazırlık Sınıfı Bulunan Anadolu Lisesi olmak üzere toplamda 21 adet Özel Lise, 12 adet Özel Türk İlkokulu, 10 Adet Özel Türk Ortaokulu, 55 adet Özel Türk Okul Öncesi Eğitim Kurumu (Anaokulu), 10 Adet Özel Çeşitli Kurs, 28 adet Özel Dershane, 14 adet Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu, 10 adet Özel Öğrenci Etüt Eğitim Merkezi, 7 adet Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ve 5 adet Özel Öğrenci Yurdu bulunmaktadır.[18] Başakşehir 4. etapta 1 adet devlet hastanesi [19] ve ilçe genelinde toplam 6 adet sağlık ocağı bulunur.[20]

Ulaşım

İlçeye ulaşım TEM otoyolu ve Demiryolu ile gerçekleştirilmektedir. İlçeye otobüs seferleri de bulunmaktadır. Demiryolu ile ulaşım Ispartakule‘deki tren istasyonu ile sağlanmaktadır. Başakşehir Belediyesi tarafından Halkalı Tren İstasyonu ile Bahçeşehir arasında geçici süre ile mekik tren seferi yapılması için TCDD‘ye başvuruda bulunulmuş ve kabul edilmiştir. İnşaatı devam eden hat Marmaray hattına bağlanacak olup, Bahçeşehir ve Ispartakule bölgesini rahatlatacağı düşünülmektedir.[21] 07 Temmuz 2013 tarihinde resmi açılışı yapılan M3 Kirazlı – Başakşehir/MetroKent Metro Hattı ile 5. Etap Metrokent’e ve 29 Mayıs 2021 tarihinde resmi açılışı yapılan M9 Bahariye – Olimpiyat Metro Hattı ile Atatürk Olimpiyat Stadyumu‘na ve Mall of İstanbul‘a kadar metro ulaşımı sağlanmıştır.[22][23] Diğer raylı sistemlere entegre olan bu hatlar sayesinde Başakşehir’den Kartal‘a kadar raylı sistemler ile ulaşım mümkün hale gelmiştir.[24] Ayrıca Başakşehir Belediyesi tarafından Güvercintepe bölgesinde yaşayan vatandaşların Olimpiyat metro istasyonuna rahat ve hızlı ulaşması amacıyla yaya viyadüğü yapımına başlanmıştır. Birkaç ay içerisinde açılması planlanmaktadır.[25]

Otobüs Hatları

Sağlık

Başakşehir ilçesi İstanbul’un en büyük hastanesi olan Başakşehir Çam Ve Sakura Şehir Hastanesine sahiptir. Bu şehir hastanesi çevre ilçelerin yanı sıra çevre illere de hizmet vermektedir. İlçede ayrıca Başakşehir Devlet Hastanesi ve Başakşehir Tıp Merkezi gibi hastanelerin yanı sıra özel hastaneler ve polikinlikler bulunmaktadır.

Spor

İlçenin profesyonel futbol liglerindeki en büyük temsilcisi İstanbul Başakşehir FK olmuştur. Başakşehir FK, 1990 yılında İstanbul Belediye BaşkanıNurettin Sözen tarafından kurulmuştur. 2014 yılının Haziran ayına kadar İstanbul Büyükşehir Belediyespor bünyesinde faaliyet göstermesinin ardından 4 Haziran 2014’te belediye bünyesinden ayrılıp faaliyetlerine futbol kulübü olarak devam etme kararı almış, ismini de İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü olarak değiştirmiştir. Kulüp maçlarını Başakşehir’de bulunun Başakşehir Fatih Terim Stadyumu‘nda oynayan takım, 2019-20 sezonunda Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmıştır.

Coğrafyası ve bitki örtüsü

İlçenin kuzeyi ormanlarla kaplıdır, kalan bitki örtüsü bozkır ve çalılıklardan oluşur. Resneli Çiftliği‘nin içinde bulunduğu Sazlıdere vadisinde bitki çeşitliliği çok fazladır. İlçede Sazlıdere akarsuyu ve Ayamama deresi doğar, Ispartakule deresi ise içinden geçer.[5]

Sosyo-Kültürel özellikleri

İlçede sosyal yaşam, Başakşehir Millet Bahçesi, Sular Vadisi ile Bahçeşehir’deki yapay gölet ve çevresindedir. Bahçeşehir’deki gölet, Türkiye‘nin en büyük yapay göletidir [26] Başakşehir Millet Bahçesi ise 360 Bin metrekare büyüklüğünde ve kendi kendini temizleyen 15 Bin 600 metrekarelik Biyolojik göle sahiptir.[27] Bunun dışında Atatürk Olimpiyat Stadyumu ve Başakşehir Fatih Terim Stadyumu bu ilçede bulunmaktadır.[28][29] TOKİ tarafından geliştirilen ve Türkiye’nin en büyük uydukent projesi olan 65.000 konutun planlandığı Kayaşehir projesi de bu ilçe sınırları içindedir.[30]

Son yapılan yerel seçimler sonucunda Başakşehir’in belediye başkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi‘nden seçilmiştir.[3]