Kategori arşivi: Acil Kurye

Küçükçekmece

Küçükçekmeceİstanbul‘un batısında aynı adlı gölün çevresinde kurulmuş bir ilçedir. Batısında Avcılar ve Küçükçekmece gölü Kuzeyinde Başakşehir Doğusunda Bahçelievler ve Bağcılar Güneyinde Bakırköy ve Marmara Denizi vardır. 1. dereceden riskli deprem bölgesinde yer almaktadır.[5] 1987 yılında, ikisi köy (Kayabaşı ve Şamlar), 25’si mahalle olmak üzere toplam 27 yerleşim yeri Bakırköy ilçesinden ayrılarak kurulmuştur. Bugünkü sınırlarına, 1992’de Avcılar‘ın, 2009’da Başakşehir‘in ilçe olmasıyla kavuşmuştur. 2009 itibarıyla 21 mahalleden oluşmaktadır. İstanbul‘un 39 ilçesi arasında yaşam kalitesi endeksi sıralamasında 12. sıradadır.[6][7] Marmara Denizi ve adını verdiği Küçükçekmece Gölüne kıyısı vardır.

Etimoloji

Küçükçekmece adının kaynağı konusunda, tarihçiler arasında değişik görüşler mevcuttur. Hakkı Raif Ayyıldız bir yazısında; bölgenin Küçükçekmece adını almasını şöyle anlatmaktadır: “Batağa gayet kalın kazıklar çakılmış ve aralarına halatlar gerilmiştir. Yolcular büyük bir sala dolar, salcılar da salı çeke çeke kanalın öte yakasına yüzdürüp götürürlerdi; bunlardan ötürüdür ki, iki gölün geçitlerine “Küçükçekmece” ve “Büyükçekmece” adları verilmiştir.

“Çekme” adı, bu bölgede olan çöküntülere bağlanmaktaysa da, gerçeğe en yakın varsayımın, göle giren balıkları tutmak için kanala konmuş olan ve yukarı çekilerek açılan kafesli setlerden dolayı verilmiş olduğu söylenebilir. Kaldı ki, eski Osmanlı Vakıf defterlerinde de bölge “Çekmek-i Küçük”olarak anılmaktadır.

Tarih

Küçükçekmece ilçesinin tarihi bir bakıma İstanbul’un tarihidir. İstanbul’a egemen olan bir imparatorluk Küçükçekmece yöresinde egemen olmuştur. Küçükçekmece’nin yüksek kesimlerinde, bugün Tepeüstü denen bölgede Rhegion adlı bir antik şehir vardı. Roma İmparatorluğu’nu Bizans’a bağlayan en önemli yollarından Via Egnatia, Rhegion’dan geçerdi. Yüzyılın ortalarında büyük bir depremde, bu bölgenin yıkıldığı çeşitli kaynaklarda ifade edilmiştir.

Küçükçekmece İlçesi’nin en eski yerleşim yeri, Küçükçekmece gölünün kuzey kesiminde bulunan Yarımburgaz mağaralarıdır. Buralara Paleolitik Çağ‘dan itibaren yerleşme başlamıştır. Tarihi Paleotik çağa uzanan bu bölgedeki tarihi yerler, günümüz öncesi 730.000 ila 130.000 yılları arasını kapsayan Yarımburgaz Mağaraları, MÖ 2. yüzyıl ve MS 2. yüzyıllar arası Rhegion kitabeleri. Yavuz Sultan Selim’in has defterdarı Abdül Selami Bey Türbesi Tekke ve Zaviyesi, 17.Yüzyıl Mimar Sinan Köprüsü ve 18.Yüzyıl Küçükçekmece Meydanı Çeşmesi’dir. Cumhuriyet döneminde ise yoğun nüfus akımı 1950’ den sonrasına rastlamaktadır.

Coğrafya

Küçükçekmece geniş düzlükler halinde az dalgalı (engebeli) bir alana yayılmıştır. Deniz ve göl kıyılarında içerilere doğru yükseltiler artar. Kuzeydeki tepelerde yükseklik 200 metreyi bulur. Vadiler belirgin görünümdedir, ilçedeki gölün morfolojik (biçim) yapışı nedeniyle tam ve tipik bir lagün (yalı) gölüdür. Dünyada pek ender oluşan lagün göllerden birisidir ve bir doğa harikasıdır.

İlçe alanında kalan akarsular uzunlukları, kısa ve su rejimleri, debileri, düzensizdir. Bir kesimi hızlı kentleşme ve sanayileşme nedeniyle yerleşme ve sanayi alanları içinde kalmış oldukları için sanayi ve kentsel atıkları denize boşaltan derelere dönüştüler.

Göller ve akarsular

Küçükçekmece Gölü

İstanbul’un 15 km batısında yer alan ve 14 km’lik bir alan kaplayan Küçükçekmece Gölü; son jeolojik dönemdeki buzullaşmanın erimesiyle denizlerin seviyelerinin yükselmeleri sonucu Çanakkale Boğazı’nın yarılarak Marmara Çukuru’nun dolması, bu deniz istilasıyla eski vadi ağızlarının boğularak ’’ria ’’ların ortaya çıkması sonucu önce koy, zamanla da kıyı kordonuyla kaplanarak lagün haline gelmesiyle oluşmuştur.

Gölün ağız kesimi kıyı kordonu ile kapalı olmasına rağmen gölün denizle ilişkisi 1.5 metre derinliği olan bir geçitle sağlanmaktadır. Bu nedenle gölün suyu yarı tuzludur. Ancak son zamanlarda yapılaşmanın artması, gölün besleyen akarsuların cılızlaşması nedenleriyle bu geçit ender olarak bağlantı sağlayabilmektedir.

Çevresinde eosengre ve kalkerleri ile üst miyosen kum marn ve kalkerleri bulunan Küçükçekmece Gölü, doğusundan Nakkaş Deresi, batısından Eşkinoz Deresi ve bunlar arasındaki Sazlıdere’den beslenmektedir.

Küçükçekmece Gölü’nde, eskiden bol miktarda balık bulunurken 1970’lerden sonra evsel ve sanayi atıklarla gölün kirlenmesi sonucu balıkların yaşamı olumsuz yönde etkilenmiştir. Bu kirlilik, göl suyunun Büyükçekmece Barajı’na aktarılarak kullanım projesini de engellemiş olup, 1992’de bitirilen isale hattı kullanılamamıştır.

Küçükçekmece Gölü’nün kirlenmesini engellemek amacıyla başlatılan kollektör çalışmaları ise yarım kaldığı için sanayi atıkları büyük ölçüde azalmış olsa da evsel atıklar hâlâ göle akmaktadır. Bunun sonucu olarak Küçükçekmece Gölü hâlen tamamen ötrofik (sucul ortamlardaki fosfatlı ve azotlu besinlerin aşırı çoğalması sonucu oksijenin azalması, su kalitesinin kötüleşmesi, yeşillenme) durumdadır.

Sazlıdere

Yaklaşık 40 km. uzunluğunda olan Sazlıdere, İstanbul’un Küçükçekmece Gölü’ne dökülen en önemli akarsuyudur. Dursun Köyü’nün güneyindeki küçük su havzalarının sularını toplayarak, güneydoğu yönünde akar.

Küçükçekmece Gölü’nün yakınlarında tabanını genişleterek göle dökülür. 84 km² yağış alana sahip Sazlıdere’nin, Bosna istasyonundaki ortalama debisi 0.928 m³/sn. olup, yıllık ortalama su hacmi 35 milyon  dolayındadır. Sazlıdere’nin eski Samlar Köyü’nü de içine alacak şekilde baraj haline getirilmesi ve su tutması için kapaklarının kapalı olması nedeniyle, Küçükçekmece Gölü kendini besleyen bu önemli kaynaktan mahrum kalmıştır.

Nakkaş Deresi

Küçükçekmece Gölü’ne dökülen ikinci önemli akarsuyudur. Küçükçekmece Gölü’nün Kuzeyinde kalan küçük havzasının sularım toplayan Nakkaş Deresi, yaklaşık 43 km² yağış- alanına sahiptir. Debisi ortalama 0.344 m³/sn, yıllık ortalama su hacmi 14 milyon m³’dür.

Politika

Yerel Seçimler

Küçükçekmece Belediye Başkanları ve Partileri[8][9]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1989 Ertuğrul Tuğlay SHP %31,78
1994 Nurettin Şen DSP %32,73
1999 Faik Halidun Özbatur DSP %29,21
2004 Aziz Yeniay AK Parti %50,02
2009 Aziz Yeniay AK Parti %46,90
2014 Temel Karadeniz AK Parti %42,00
2019 Kemal Çebi CHP %50,97

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1991 ANAP %25
1995 DSP %25
1999 %35
2002 AK Parti %36
2007 %43
2011 %45
Haziran 2015 %35
Kasım 2015 %44
2018 %38

Nüfus

Yıl Nüfus
1935[10] 707
1940[11] 879
1945[12] 1.201
1950[13] 1.657
1955[14] 4.573
1960[15] 12.086
1965[16] 22.835
1970[17] 43.385
1975[18] 58.709
1980[19] 81.503
Yıl Toplam Şehir Kır
1990[20] 479.419 469.431 9.988
2000[21] 594.524 593.520 1.004
2007[22] 785.392 784.128 1.264
2008[23] 669.081 669.081 veri yok
2009[24] 674.795 674.795 veri yok
2010[25] 695.988 695.988 veri yok
2011[26] 711.112 711.112 veri yok
2012[27] 721.911 721.911 veri yok
2013[28] 740.090 740.090 veri yok
2014[29] 748.398 748.398 veri yok
2015[30] 761.064 761.064 veri yok
2016[30] 766.609 766.609 veri yok
2017[30] 770.393 770.393 veri yok
2018[30] 770.317 770.317 veri yok
2019[30] 792.821 792.821 veri yok
2020[30] 789.633 789.633 veri yok

Not: 2008 yılında Başakşehir ilçesinin kurulması ile nüfus azalmıştır.

Sosyal hayat

İlçenin büyük bir kısmında yer alan yapılaşmalar, imar planı ve teknik şartlara uygun yapılmaktadır. Genellikle ferdi yapılaşmanın görüldüğü ilçede, 1990’lardan başlayarak “toplu konut” yapılaşmaları da hızlanmıştır. Özellikle, TEM Otoyolunun bu bölgeden geçmesi, İkitelli ile İstanbul arasındaki ulaşım seçeneklerini arttırmıştır. Dahası ulaşım süresinin kısalması sonucu bölge önem kazanmaya başlamıştır. Öte yandan gözle görülür oranda yapılan Organize Sanayi Bölgesi yatırımları, buradaki sanayinin gelişimini de hızlandırmıştır.

Küçükçekmece ilçesi, esasen yoğun bir sanayi bölgesi niteliğindedir. İlçede 200’ün üzerinde büyük fabrika, sanayi-ticari siteleri ile ilçe sınırlarında bulunan Belediye’ye kayıtlı yaklaşık 10.000 sanayi işletmesi ve atölye mevcuttur. Bu nedenle de, nüfusun yoğunluğunun işçiler ve onların ailelerinden oluşturduğunu söyleyebiliriz.

İlçenin sınırları içinde, son dönemde yapılan 80.000 kişi kapasiteli Atatürk Olimpiyat Stadyumu ve 49 kooperatif ve 33.000 iş yeri bulunan İkitelli Organize Sanayi Bölgesi gibi yatırımlarla ilçe hızlı gelişimini sürdürmektedir. Ancak Başakşehir ilçesinin kurulmasıyla Atatürk Olimpiyat Stadyumu ve İkitelli Organize Sanayi Bölgesi ilçe sınırlarının dışında kalmıştır.

Küçükçekmece’de 4 tane küӀtür merkezi vardır. BunӀar: Cennet Kültür ve Sanat Merkezi (CKSM), Atakent Kültür ve Sanat Merkezi (AKSM),Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi (SKSM) ve Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi (YKB)’dir.

Eğitim ve kültür

İlçe genelinde 62 İlköğretim okulu, 10 Genel Lise (4 adedi Yabancı Dil Ağırlıklı Lise) 8 Meslek Lisesi, 4 Anadolu Lisesi ve 15 müstakil Anaokulu olmak üzere, toplam 96 adet resmî okul bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, ilçede 1 Halk Eğitim Merkezi, 1 Çıraklık Eğitim Merkezi, 1 Sağlık Eğitim Merkezi, 1 Öğretmenevi ve 3 ayrı Kültür Merkezi bulunmaktadır. Küçükçekmece Belediyesi’ne bağlı Küçükçekmece Belediyesi Gösteri Sanatları Akademisi adında bir sanat akademisi bulunmaktadır. 9 Bilgievi bulunmaktadır.

Resmî okulların yanında, toplam 12 özel okul vardır. Bunların 4 adedi Anaokulu, 3 adedi İlköğretim okulu, 4 adedi Lise ve 1 adedi Akşam Lisesi’dir. İlçede 3 üniversite vardır: İstanbul Arel Üniversitesiİstanbul Aydın Üniversitesi ve Sabahattin Zaim Üniversitesi.

Spor

2009 yılından itibaren günümüze kadar faaliyetlerine devam eden ilçesini Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından oynatılmakta olan İstanbul altyapı liglerinde temsil eden Küçükçekmece Basketbol Gençlik ve Spor Kulübü bulunmaktadır. İlçede Küçükçekmece Metin Oktay Stadyumu adlı bir futbol stadyumu yer alır.Aynı zamanda Kanarya Mahallesinde Galatasaray Kürek Tesisleri vardır.

Ulaşım

TEM otoyolu ve E5‘e yakınlığından dolayı ulaşım kolaydır. Tüm ilçede İETT seferleri mevcuttur.Bölgede Sefaköy semti metrobüse erişimin ana merkezi olup başta Kartaltepe olmak üzere Kemalpaşa, Gültepe, Yeşilova, Cennet ve Fatih Mahallelerinden metrobüse erişim mevcuttur. Ayrıca Raylı ulaşımda Marmaray banliyö hattı ilçeden geçmekte olup bu ilçede Küçükçekmece, Mustafa Kemal ve Halkalı olmak üzere 3 adet tren istasyonu bulunmaktadır. Daha öncesinde Halkalı – Sirkeci banliyö hattı işlerken bölgedeki istasyon sayısı 5 iken, hattın Marmaray kapsamında yenilemesi sırasında Kanarya, Soğuksu ve Menekşe istasyonları kaldırılmıştır. Tren hattı 13 Mart 2019 tarihinde tekrar açılmış ve Halkalı ve Gebze arasında saat 22.20’ye kadar hizmet vermektedir. Ayrıca Halkalı İstasyonundan Ankara ve Konya‘ya hızlı tren seferleri yapılmaktadır. İlçede faal olan tek metro hattı M9’dur. Bahariye istasyonunun 29 Mayıs 2021’de açılmasıyla M9 hattı Küçükçekmece’nin ilk metrosu olma özelliğini kazanmıştır. İlçeden geçecek diğer metro hatlarından ikisi inşaat hâlinde diğer ikisinin de inşaatı yakın gelecekte başlayacaktır.

KARTAL

Kartal
Soldan Sağa 1-Kartal Sahili 2-Kartal Tarihi Çarşısı 3-Kartal Tren İstasyonu Çevresi 4-Surp Nışan Ermeni Kilisesi
Soldan Sağa 1-Kartal Sahili 2-Kartal Tarihi Çarşısı 3-Kartal Tren İstasyonu Çevresi 4-Surp Nışan Ermeni Kilisesi
Ülke Türkiye
İl İstanbul
Coğrafi bölge Marmara
İdare
 • Kaymakam Abdullah Demir [1]
 • Belediye başkanı Gökhan Yüksel (CHP)
Yüzölçümü

 • Toplam 278 km² (107 mil²)
Rakım 10 m (30 ft)
Nüfus

 (2018)
 • Toplam 461,155
 • Kır

 • Şehir

Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ)
İl alan kodu 216
İl plaka kodu 34

Kartalİstanbul‘un Anadolu yakasındaMarmara Denizi kıyısında, Kocaeli Yarımadası‘nın güney batısında yer alan bir ilçedir TÜİK 2019 nüfus sayımına göre 470.626 nüfusa sahiptir.[4] Mücavir alanıyla birlikle 48.000 m² yüz ölçümü olan bir ilçedir. Kartal ilçesi, batıda Maltepe, kuzeyde Sancaktepe, kuzeydoğuda Sultanbeyli ve doğuda Pendik ilçeleriyle çevrilidir. İstanbul’un en yüksek yeri Aydos Tepesi ve İstanbul’un Balkonu diye adlandırılan Yakacık Tepesi Kartal’dadır.[5]

Etimoloji

Kartal’ın merkezi VI. yüzyılda Kartalimen adında bir balıkçı köyüydü.[6][7] İlçenin adının Kartalimen isminin Türkçeye aktarılmasından gelmesi veya ilçenin kuzeyinde bulunan ve Rumcada kartal almanına gelen Aydos Tepesinden gelmesi muhtemeldir.[8]

Coğrafya

Kartal ilçesi, Kocaeli yarımadasının güneybatı kesiminde yer alır. Doğusunda Pendik, batısında Maltepe, kuzeyinde Sultanbeyli ve Sancaktepe ilçeleri, güneyinde ise Marmara Denizi ile çevrilidir. Kartal yirmi mahalleden oluşmakta olup, 2186 adet cadde ve sokağa sahiptir. Yüz ölçümü Aydos Ormanı dahil 391,73 km² dir.[9]

İklim

Karadeniz’in yağışlı iklimi ile Akdeniz’in ılıman iklimi arasında kalan Kartal kışın Balkan Yarımadası’nın soğuk, Karadeniz’in yağışlı ve Akdeniz’in ılıman güneşli ikliminin etkisinde kalır. Bu nedenle kıştan ilkbahara, yazdan sonbahara geçiş çok defa fark edilmez. Kış aralık ayından Nisan ayına kadar sürer, ortalama 7 gün kar yağar, yaklaşık 25 gün de don olur.[10] Yazları sıcak ve kurak olup ortalama sıcaklık 24 derecedir. Kış ortalama sıcaklığı ise 5-6 derece civarındadır. İlçede poyraz ve lodos hakim rüzgarlardır.

Tarihçe

Cumhuriyet Öncesi

Kartal İlçesinin tarihi gelişimini 6.yüzyılın başlarından itibaren incelemek olanaklıdır. İlçenin Samandıra ve Yakacık gibi yerleşim birimlerinde yapılan kazılarda çıkan tarihi yapıtların Bizans dönemine ait oldukları anlaşılmıştır. 1080-1083 yıllarında bütün Anadolu’yu ele geçiren Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından Pendik, Kartal ve Maltepe’nin ele geçirilmesinden sonra bu hükümdarla zamanın Bizans İmparatoru arasında Dragos Çayı sınır olarak belirlenerek 1081 yılında bir antlaşma yapılmış[11] ve Süleyman Şah bu sınırın dışına çıkmamayı taahhüt etmiştir. Bu çay bugünkü Maltepe’nin batısında Maltepe ile Kartal arasında sınırı teşkil eden ve Dragos tepesinin yanından geçerek denize dökülen küçük bir sudur. Anadolu’da Türklerle Bizanslıların ilk sınırı bu anlaşma ile oluşturulmuştur. Kartal, 1400 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.[12] 1755 yılında Adalar’a bağlı bir nihayi olan Kartal 1757’de Üsküdar’a bağlı bir nihayi olur. 1850’de İzmit Sancağı’na bağlı bir kaza olan Kartal, 1861’de Vilayet Nizamiyesi’yle tekrar Üsküdar’a bağlanır. 1870 yılında çıkarılan bir nizamnameyle Kartal bir kaymakamlık olarak teşkil edilir ve bir yıl sonra temelli olarak İstanbul şehremaneti sınırlarına katılır. 1871 Vilayet Nizamnamesi gereğince Kartal’da belediye kurulur ve ilçenin ilk belediye reisi Yasin Ağa olur.[9] Kartal, 1888 yılında İstanbul şehremaneti sınırlarına katılır.

Cumhuriyet Dönemi

1928’e kadar, o zaman Üsküdar‘a bağlı olan Kadıköy‘ün Bostancı, İçerenköy, Suadiye, İnönü ve Kayışdağı mahallelerini ve bugünkü Adalar ilçesini kapsıyordu. 1947 yılında, endüstri bölgesi olarak ilan edilmesinin ardından, Kartal, İstanbul’un hızla büyüyen ilçelerinden biri haline gelmiştir. 1951’de Gebze’den Tuzla beldesini alan ilçe, 1973’te, HaydarpaşaGebze banliyö tren hattının açılması ile birlikte bu gelişme ivme kazanmıştır. 1987’ye kadar İstanbul’un büyük ilçelerinden olan ve o dönem batıda Kadıköy, kuzeybatıda Üsküdar and Beykoz, kuzeyde Şile ve doğuda Gebze ilçelerine komşu olan Kartal, 1987’de Pendik (1987’de Pendik’e bağlanan Tuzla 1992’de ayrı ilçe olmuş ve 1994’te Esenyalı ve Güzelyalı semtlerini Pendik’e verip bugünkü sınırlarına ulaşmıştır), 1992’de Maltepe (1994’te Ümraniye’ye geçen ve bugün Ataşehir’e bağlı Yeni Çamlıca mahallesini kapsıyordu) ve Sultanbeyli ilçelerinin ayrılmasıyla oldukça küçülmüş, 1998’de Maltepe’den ayrılan Ferhatpaşa mahallesinin Samandıra Beldesi’ne bağlanmasıyla yeniden Kadıköy ilçesine komşu olmuş ve az da olsa büyümüşse de bugünkü sınırlarına 2009’da Ümraniye’den ayrılıp Sancaktepe adıyla ilçe olan Sarıgazi’ye Paşaköy’le Ferhatpaşa mahallesinin küçük bir bölümüyle birlikte bağlanan Samadıra’nın ve Ataşehir’e bağlanan Ferhatpaşa mahallesinin büyük bölümünün ayrılmasıyla ulaşmıştır. 2010’lu yıllarda, İstanbul’un iki ana adalet sarayından biri olan Anadolu Adliyesi’nin Kartal’a inşa edilmesi, ilçenin önemini arttırmıştır.

Kültür

Atalar Merkez Camii içerisi

Kartal ilçesinin sosyo-kültürel yapısı çeşitlilik gösterir. Bunda iç göçün ve buna bağlı olarak artan nüfusun etkisi büyüktür. Cumhuriyetin erken yıllarında endüstriyel bir bölge olarak tasarlanan ve gelişen Kartal, özellikle 80’lerden sonra, İstanbul’un merkezi yaşama alanlarından birine dönüştü. Buna bağlı olarak kültürel yaşam da hızla gelişti. Hasan Ali Yücel ve Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezleri Kartal’ın merkezinde faaliyet sürdürürken, merkez dışındaki yerleşim yerlerinde ikamet eden vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Hürriyet, Uğur Mumcu, Soğanlık ve Yakacık mahallelerinde de kültür merkezleri inşa edilmiştir.[12] 1950 ve 1970’ li yıllarda, Kartal’da üç kapalı salon sineması ve 14 tane de yazlık sinema vardı.

Eğitim ve Sağlık

2010 yılında kurulan Süleyman Şah Üniversitesi ilçe sınırları içerisinde kurulmuş ilk yükseköğrenim kurumudur. İstanbul Şehir Üniversitesi de Kartal’da bulunmaktadır. Ayrıca Marmara Üniversitesi Özcan Sabancı Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Kartal’dadır. Kartal ilçesi sağlık kurumları açısından İstanbul’un en zengin ilçelerinden birisidir. İlçede 4 adet devlet hastanesi, 3 adet özel hastane, 5 adet poliklinik, 9 adet tıp merkezi bulunmaktadır. İlçenin en büyük hastanesi olan Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2019 yılında yeni binasında hizmet vermeye başlamıştır.[13]

Ulaşım

Kartal’da ilk vapur iskelesi 1857 yılında inşa edilmiştir. İlçede ulaşım denizyolu, demiryolu ve otoyol ile sağlanmaktadır. Kartal, Kurtköy‘de bulunan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı‘na 15 kilometre uzaklıktadır. 1950’lerden beri Kartal ve Yalova arasında çalışan Mudanya ve Çardak isimli arabalı vapurları 1980’lerde emekliye ayrılmıştır. Günümüzde Kartal’dan Adalar ilçesine motor, Yalova iline de deniz otobüsü seferleri yapılmaktadır. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü‘ne giden otoban ve E5 karayolu da Kartal’dan geçer. KadıköyKartal arası uzanan Bağdat Caddesi ve Tuzla ile Bostancı arası sahil yolu Kartal’daki diğer karayolu ulaşım seçenekleridir. Temmuz 2012’de açılan Kadıköy-Tavşantepe metrosunun dört durağı Kartal’dadır. Aynı zamanda Kartal’a HalkalıGebze Marmaray treni ile ulaşılabilir. Mart 2019’da açılan Marmaray’ın Kartal’da toplamda beş durağı vardır.[kaynak belirtilmeli]

Nüfus ve Demografik Yapı

Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Mayıs 2013 tarihinde yaptığı ankette, Bakırköy, Adalar ve Kadıköy’le birlikte halkın kendini en güvende hissettiği dört ilçeden biri olmuştur.[14] Son yıllarda ilçede yapılan büyük ölçekli rezidanslar nedeniyle demografik yapısında ciddi bir değişim gerçekleşmiştir. Kartal’da ortalama oturma süresi 17,22 yıldır. 1987 yılında Pendik, 1992 yılında Maltepe ve Sultanbeyli ve 2009 yılında Samandıra beldesinin Kartal ilçesinden ayrılması nedeniyle Kartal ilçesinin nüfusunda azalma meydana gelmiştir. 2008 TÜİK istatistiklerine göre en yoğun nüfuslu mahallesi Hürriyet mahallesi, en az nüfus barındıran mahalle ise Yukarı mahallesidir.[15]

Yıl Toplam Şehir Kır
1935[16] 17.379 4.462 12.917
1940[17] 17.951 3.622 14.329
1945[18] 21.395 14.842 6.553
1950[19] 26.150 5.301 20.849
1955[20] 41.351 7.442 33.909
1960[21] 68.462 14.815 53.647
1965[22] 97.803 20.139 77.664
1970[23] 168.822 35.381 133.441
1975[24] 287.105 53.073 234.032
1980[25] 413.839 68.291 345.548
1985[26] 572.546 557.664 14.882
1990[27] 611.532 506.477 105.055
2000[28] 407.865 337.390 70.475
2007[29] 541.209 427.111 114.098
2008[30] 426.748 426.748 veri yok
2009[31] 426.680 426.680 veri yok
2010[32] 432.199 432.199 veri yok
2011[33] 440.887 440.887 veri yok
2012[34] 443.293 443.293 veri yok
2013[35] 447.110 447.110 veri yok
2014[36] 450.498 450.498 veri yok
2015[37] 457.552 457.552 veri yok
2016[37] 459.298 459.298 veri yok
2017[37] 463.433 463.433 veri yok
2018[37] 461.155 461.155 veri yok
2019[37] 470.676 470.676 veri yok
2020[37] 474.514 474.514 veri yok

Not 1: 1992 yılında Maltepe ve Sultanbeyli ilçelerinin kurulması ile nüfus azalmıştır.

Not 2: 2008 yılında Sancaktepe ilçesinin kurulması ile nüfus azalmıştır.

Politika

Yerel Seçimler

Kartal Belediye Başkanları ve Partileri[38]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1977 Mehmet Ali Büklü CHP %58,57
1984 Ali Duranoğlu ANAP %42,63
1989 Mehmet Ali Büklü SHP %40,11
1994 Mehmet Sekmen RP %28,68
1999* Mehmet Sekmen FP %31,50
2004 Arif Dağlar AKP %41,52
2009 Altınok Öz CHP %41,33
2014 Altınok Öz CHP %45,02
2019 Gökhan Yüksel CHP %51,17
  • Mehmet Sekmen, 2002 Genel seçimlerinde milletvekili olmak için istifa etmiş ve görevini Hasan Hüsamettin Koçak’a devretmiştir.

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1961 AP %43
1965 %55
1969 %50
1973 CHP %49
1977 %56
1983 ANAP %42
1987 %34
1991 SHP %24
1995 RP %25
1999 DSP %24
2002 AK Parti %36
2007 %45
2011 %45
Haziran 2015 %37
Kasım 2015 %43
2018 %37

Kardeş Şehirler

KAĞITHANE

Kâğıthane

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Kağıthane
Istanbul location Kağıthane.svg
Ülke Türkiye
İl İstanbul
Coğrafi bölge Marmara Bölgesi
İdare
 • Kaymakam Mustafa Koç
 • Belediye başkanı Mevlüt Öztekin (AK Parti)
Yüzölçümü

 • Toplam 23 km² (8 mil²)
Nüfus

 (2018)
 • Toplam 437,026
 • Kır

 • Şehir

Zaman dilimi UTC+03.00 (TSİ)
Posta kodu 34000
İl alan kodu 212
İl plaka kodu 34

Kâğıthaneİstanbul‘un Avrupa Yakası‘nda bir ilçesidir. Kuzeyde Sarıyer, kuzeydoğuda Beşiktaş, doğu ve güneyde Şişli, güneybatıda Beyoğlu ve batıda da Eyüpsultan ile çevrilidir. İlçenin, Kağıthane Deresi’nin sona erdiği kesimde Haliç‘e kısa bir kıyısı vardır.

Etimoloji

Bizans döneminde Kağıthane Deresi’nin adı Barbisos’tu. Kesin bilgiler olmamakla birlikte İstanbul’un fethi sırasında burada bir kâğıt değirmeni bulunduğu ve bu imalathanenin II. Bayezid dönemine (1481-1512) kadar çalıştığı anlaşılır. Evliya Çelebi 17. yüzyılda Kağıthane çevresini anlatırken burada harap durumda bir kâğıthane bulunduğunu anlatır. Semtin ve ilçenin adı, bu kâğıthaneden gelmiş olmalıdır.

Coğrafya

Arazi yapısı engebeli olup, derelerden ve vadilerden oluşmuştur. Bu bölgeler ise yerleşim alanı olarak kullanılmaktadır.

Tarihçe

Kâğıthane, İstanbul’da Haliç‘e dökülen bir dereyle, bunun vadisinde eski kâğıt imalathanelerinin bulunması nedeni ile bu adı almıştır. Zamanında bu imalathaneler dışında; un değirmenleri ve baruthanelerin bulunduğu, düzlük kesimlerde ise cirit oyunları ve ok atışı için talim sahaları bulunduğu bilinmektedir.

1530 Haziran ayında Kanuni Sultan Süleyman‘ın oğulları Şehzade Mustafa ve Şehzade Mehmet ile Şehzade Selim‘in sünnet düğünleri At Meydanı‘nda başlamış ve üç hafta devam ettikten sonra Kağıthane sahrasında bir koşu ile sona ermiştir.

Kâğıthane 18. yüzyıldan önce de lâleleri ile meşhurdu. Evliya Çelebi buradaki (Lalezar Mesiresi’nde) “Kağıthane Lalesi” ismiyle meşhur “Lale-i Günegün”den bahsederek, “Lale vakti buraya gelenlerin aklı perişan olur” diye yazmıştır. Kâğıthane 18. yüzyılda III. Ahmet‘in veziri Nevşehirli Damat İbrahim Paşa‘nın zamanında Lale Devri ile dillere destan olmuştur.

28. Çelebi Mehmet Efendi’nin Paris‘ten getirdiği Versay bahçe ve köşklerinin planlarına göre, Kağıthane deresi etrafında padişaha ile vezirlere özgü 60 kadar kasır ve köşk yapılmış ve kıyılar, zamanın münevverlerinin devam ettiği büyük bir Bektaşi Tekkesi ve mezarlığının bulunduğu Karaağaç düzenlenmiştir. Dere kenarları kavak ve çınar ağaçları ile süslenmiştir. En meşhur Kasır, “Sadabad” olarak anılmaktadır. Derede çağlayanlar yapılmış, geceleri kaplumbağalar üzerine mumluk dikilerek Lale bahçeleri arasında çırağanlar düzenlenmeye başlanmıştır. O yıllarda Kâğıthane’yi; lale tarlaları, havuzlar, fıskiyeler ve renk renk görünen köşkler birbirini tamamlayan unsurlardı. Yine Sütlüce mevkiinde Giresunlu ve Karaağaç Tekkesi isimli Osmanlı münevverlerinin devam ettiği Bektaşi tekkeleri mevcut idi.

Kâğıthane bahçe ve kasırlarının öyküleri, halk arasında türlü dedikodulara yol açmış, bilhassa eğlencelerin alıp yürümesi hoşnutsuzluklara, eleştirilere neden olmuştur. Edebiyata da konu olan bu görünüm ve yapıtlar Patrona Halil İsyanı‘nda yıkılarak düz bir alan haline getirilmiştir.

Kâğıthane eğlence merasiminin zamanı ilkbahardı. Hıdırellezden itibaren halk kayıklarla, arabalarla tatil günlerinde bu yöreyi doldururdu. Kağıthane, birçok toplantıların yapıldığı, resmî ziyaretlerin, düğünlerin düzenlendiği bir yerdi. 1808 yılında Alemdar Mustafa Paşa‘nın davet ettiği İmparatorluk Ayanhane’den ve eşrafı, Kağıthanede toplanarak meşhur “Sened-i İttifak“ı düzenlemişlerdir.

Eski Kâğıthane’den bugün hemen hemen hatıra yoktur. Muşhur Karaağaç Tekkesinin kalıntıları üzerine bir partinin il merkezi binası yaptırılmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında Çağlayan ve İmrahor Kasırları yıktırılmış, hatta dere içindeki çağlayanı sağlayan oyma mermer kaideler ve eski nişan taşları da sökülmüş, bugün bir harabe haline gelmiştir.

1481-1512 yılları arasında Osmanlı padişahlarından II. Beyazıt devrinde Candereci Muhittinzade Vakfı ile kurulan ve açıklandığı şekilde devreler geçiren Kağıthane köyü’nün ilk nüvesi, Merkez mahallesindeki yerleşmelerle başlamıştır. Hâlen Belediye Meydanına bakan “Daye Hatun Camii” bu devirden kalmadır. Eski tarihsel yapıyı taşıyan ahşap evlerden birçok örnek hâlen göze çarpmaktadır. Bugün İstihkam Okulunun yapıldığı yerde eski kasr yanında günümüze gelmiş olan “Sadabad Camii” bulunmaktadır. Sadabad bahçe ve mesireleri, Osmanlı-Türk toplumundan doğan bütünleşme özelliklerini ortaya koyan önemli örneklerden birisidir. Doğal özellikleri, nedeniyle Kağıthane daha Sadabad bahçeleri gelişmeden de İstanbulluların ve hükümdarların doğa ile bir araya geldikleri yerlerin önde gelenlerindendir. Hükümdarlardan ilk defa Kanuni Sultan Süleyman’ın ilgisini çekmiş olan Kağıthane, III. Ahmet devrinde yaptırılan Sadabad Kasrı ile imar edilmeye başlandı.

Nitekim Haliç’e doğru Kağıthane ve Alibey dereleri kıyılarında devletçe parsellenerek, devrin ileri gelenlerine verilen arazide yaptırılan ve sayıları 170’i aşan birbirinden zarif Köşk ve güzel bahçelerle Kağıthane bir yazlık dinlenme sitesi haline gelmişti. Halkın kullandığı geniş mesire çayırlıklarıyla kuşatılan bu kasırlar topluluğu, Sadabad Sarayı ve bahçesiyle birleşerek Haliç’ten Kağıthane köyüne kadar birbirinden güzel bir dizi peyzajı içeren Sübyan Mektebi bir bahçe ve su şehri oldu. Böylece Osmanlı tarihi içinde peyzaj mimarlığı yönünden kentin belli bir kesimi planlı bir biçimde ve kısa bir zaman süresinde rekreasyon amacıyla geliştirilmesi gibi bir olgu ile karşılaşmaktayız. Bu gelişmenin olduğu Lale Devri‘nde doğa ve bahçe tutkusu sınırlarını aşarak halka kadar ulaştı. O devirde genel kültürümüzün çeşitleri sanat bölümlerindeki gelişmeler bahçe sanatı da önemli bir yer almıştır.

Patrona(Albay) Halil isyanı ile bir enkaz haline gelen Sadabad Kasırları ve bahçelerinin küçük bir bölümü III. Ahmet’ten sonraki hükümdarlar ve özellikle I. MahmutIII. Selim ve II. Mahmut zamanında onarıldı. Fakat hiçbir zaman Lale devrindeki yapı ve ruh olgunluğuna erişmedi. II. Mahmut tarafından onarılarak “Çağlayan Kasrı” olarak adlandırılan Sadabad 1940’larda yıkılarak askerî okul inşa edildi.

Bugün ünlü bahçesinin en önemli özelliklerinden biri olan mermer kaplı kanal ve çağlayanları yapan mermer kaske ve kaselerden birkaç parça kalmıştır. Doğal bir çayırlık olan Kağıthane vadi tabanı su kıyısı ve bitki örtüsünün de, bir kordon gibi dere boylarını takip etmesi ile ortaya çıkan bir görünümdeydi. Gürgençınarkızılağaçsöğütardıç ağaçlıklarının doğal olarak kümelenmiş vadiyi kuşatan dik sırtlar ve tepeler maki ve benzer bitki örtüsü ile kaplı idi.

Bodur, yaprağını dökmeyen meşe, yabani sakız, funda, defne, ladin, kocayemiş, katır tırnağı, ateş dikeni, erguvan, çeti vb. çoğunluğunu her dem yeşil makiler teşkil ettiği bu gümrah dokuya yer yer Belgrad ormanlarının uzantısını oluşturan yapraklı orman ağaçları hatırlatılırdı. Kağıthane ve Alibeyköy mesireleri III. Ahmet devrine kadar halkın ilgi gösterdiği birer dinlenme ve eğlence arenalarıydı. 1717’de Sadrazam İbrahim Paşa tarafından verilen bir kır şöleninden sonra, bir harikulade güzel vadi, III. Ahmet’in özel ilgisini çekmiştir.

17. yüzyıl ortalarında yaşamış Evliya Çelebi‘nin kaydettiğine nazaran, Kağıthane mesiresi Arap, Acem, Hint, Yemen ve Habeş yani Afrika ve Asya seyyahları arasında emsalsiz bir mesire yeriydi. Hatta bazı kimseler Kağıthane Deresi’ne giderek yüzerler idi. Tarihsel perspektif içinde Kağıthane bahçe ve mesirelerindeki regrasyon türleri, devrin toplumsal ve kültürel özelliklerini yansıtır.

Kağıthane, Sadabad ve diğer kasırların yapılması ve buranın gözde bir dinlenme yeri olmasından sonra hükümdar ve devlet büyüklerinin yeni sarayda başladıkları (Çırağan eğlenceleri), buraya aktarılmış oldu.[2]

Kağıthane’deki Baruthane ise çok daha eskilere II. Bayezid döneminde kurulmuş; Kanuni döneminde kâgire çevrilmiş ve üzeri kurşunla kaplanmıştır. Baruthane, I. İbrahim dönemine kadar üretimini sürdürmüştür.

1955 Nüfus sayımında nüfusu 3.084 olarak tespit edilen Kağıthane nüfusundaki büyük gelişme 1955 yılından sonra başlamıştır. 1 Mart 1963 tarihine kadar köy muhtarlığı ile yönetilmiş, mezbahanın kuzeybatısındaki Pırnala semtinde (Kemerburgaz yolu) üzerinde gelişmeler başlamıştır. 1953’te bir dernek kararıyla Çağlayan ve Hürriyet mahalleleri kurularak, 1934 yılında oluşan yangında evi yananlara dağıtılmıştır. Önce 45 haneyle başlayan yerleşme zamanla çoğalmış ve 1960 yılından önce İstanbul’da girişilen geniş çaptaki, imar hareketlerinden çeşitli yol kamulaştırılmaları nedeni ile GültepeHarmantepeÇeliktepe ve Ortabayır semtlerinde İstanbul Mesken ve Planlama Genel Müdürlüğü tarafından halka yer verilmiş ve böylece bu mahallelerin nüvesi atılmıştır.

Kağıthane Belediye sınırları içinde yerleşme merkezde başlamışsa da burada fazla gelişme göstermeden Çağlayan, Çeliktepe ve devamı olan Sultan Selim sırtlarında yoğun bir şekilde yerleşmeler başlamıştır. Kağıthane ilçesi bugün 19 mahalleden ibarettir

Politika

Yerel Seçimler

Kağıthane Belediye Başkanları ve Partileri[3]
Yıl Belediye Başkanı Parti Oy Oranı
1989 Mahmut Özdemir SHP %31,33
1992* Arif Calban RP %??,??
1994 Arif Calban RP %35,46
1999 Arif Calban FP %25,45
2004 Fazlı Kılıç AK Parti %50,68
2009 Fazlı Kılıç AK Parti %43,72
2014 Fazlı Kılıç AK Parti %51,33
2019 Mevlüt Öztekin AK Parti %54,40
  • Arif Calban yapılan ara seçimlerde belediye başkanı seçilmiştir.

Genel seçimler

Yıl Parti Oy Oranı
1991 RP %25
1995 %31
1999 DSP %25
2002 AK Parti %43
2007 %53
2011 %55
Haziran 2015 %45
Kasım 2015 %54
2018 %46

Nüfus

İlçe nüfusunun büyük bir kısmını Anadolu’dan (daha çok Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu) İstanbul’a çalışmaya gelen insanlardan oluşmaktadır. İlçede hızlı bir yapılaşma görülmekle beraber, inşaata açık arazilerin sınır seviyesine yaklaşması nedeniyle 1960’lardan 2000’li yıllara kadar gözlenen büyük nüfus artış hızı 2000’lerden beri gerilemektedir.

Yıl Nüfus
1935[4] 1.180
1940[5] 1.210
1945[6] 3.503
1950[7] 1.431
1955[8] 3.084
1960[9] 22.818
1965[10] 56.157
1970[11] 111.427
1975[12] 164.448
1980[13] 175.540
Yıl Toplam
1990[14] 269.042
2000[15] 345.239
2007[16] 418.229
2008[17] 415.130
2009[18] 413.797
2010[19] 416.515
2011[20] 419.865
2012[21] 421.356
2013[22] 428.755
2014[23] 432.230
2015[24] 437.942
2016[24] 439.685
2017[24] 442.694
2018[24] 437.026
2019[24] 448.025
2020[24] 442.415

İdari durum

Kağıthane ilçesi İstanbul’un Şişli ilçesinin Merkez Bucağı’na bağlı köy statüsündeyken, 8 Temmuz 1987 Tarih ve 19507 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 3392 sayılı Kanunla Şişli ilçesinden ayrılarak müstakil bir ilçe olarak kurulmuştur. 8 Ağustos 1988 tarihinde kaymakamlığın ve diğer resmî dairelerin kurulması ile hizmet vermeye başlamıştır. 26 Mart 1989 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimleri ile belediye başkanlığı oluşturulmuştur. 19 mahalleden oluşan ilçenin en büyük mahalleleri SeyrantepeHamidiye, Merkez ve Talatpaşa’dır.

Eğitim ve sağlık

Kağıthane ilçesinde 15 yaşın üzerindeki nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 88.35’tir.[25] İlçe sınırları içinde 6 okulöncesi eğitim kurumu, 49 ilköğretim okulu ve 15 ortaöğretim kurumu vardır.[26] Kağıthane Devlet Hastanesi dışında ilçe sınırları içinde üç tane özel hastane vardır. Bunun dışında 22 sağlık ocağı ve 40 eczane bulunur.

Ulaşım

İstanbul Boğazı‘nı Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle aşan otoyollar, Kağıthane ilçesinden geçer. Bunlardan O-1 Otoyolu güneyde Şişli İlçesi‘yle sınır oluşturur. O-2 Otoyolu ise Kağıthane ilçesinin kuzey kesiminde doğu-batı doğrultusunda izler. Okmeydanı ve Hasdal kavşakları arasında uzanan bir başka otoyol da O-1 ve O-2 otoyollarını birbirine bağlar. Yeni havalimanını merkeze bağlayan iki otoyoldan biri Kemerburgaz ve Göktürk üzerinden Hasdal mevkinde O-2’ye (TEM) entegre olmaktadır.

M7 Kabataş-Mahmutbey metrosu ilçenin güneyinde, Merkez mahallesinden Kağıthane Deresi üzerinden geçmektedir. Meydandan girişi bulunmaktadır. Aynı zamanda ilçenin Çağlayan ve Nurtepe mahallelerinde de istasyonu bulunmaktadır. {Çağlayan (İstanbul metrosu)Nurtepe (İstanbul metrosu)Kâğıthane (İstanbul metrosu)}

İleriki yıllarda yapılması planlanan Büyük İstanbul Tüneli (üç katlı tüp geçit), Ümraniye Çamlık‘tan gelerek Avrupa yakasında Kağıthane Hasdal Kavşağı’na bağlanacaktır.

İstinye-İTÜ-Ayazağa-Kağıthane ile M11 Gayrettepe-İstanbul Havalimanı metroları, ayrıca yeniden canlandırılacak olan Haliç-Karadeniz sahra (Dekovil) hattı yine ilçenin merkez mahallesinde cendere hattından geçmektedir.

Proje aşamasındaki M34 (Hızray) Hattı için ilçenin Merkez mahallesinde bir istasyon yapılması planlanarak M11 ve M7 hattına entegrasyon sağlanması planlanmaktadır.

Seyrantepe Mahallesinde M2’nin deposu ve şube hattı için Seyrantepe istasyonu bulunmaktadır. İlerleyen yıllarda şube hattı Hamidiye Mahallesi‘nden istasyon olacak şekilde geçip Alibeyköy Cep Otogarı‘na uzatılması planlanmaktadır.

Spor

Kağıthane’de Merkez’de bulunan Hasbahçe Spor Kompleksi’nin içerisinde futbol sahası, basketbol, voleybol sahaları ile güreş ve cirit sahaları vardır. Ayrıca ilçenin 6 ayrı noktasında açık alan spor sahaları mevcuttur. İlçe sınırları içerisinde 2 adet yüzme havuzu ve spor salonu vardır. İlçede 30’a yakın spor kulübü mevcuttur.

Önemli ve tarihi yapılar

Başta Sadabad Kasrı olmak üzere eski kasırlara ait bazı kalıntılar ilçedeki başlıca tarihsel yapılardır. Bunun dışında kalan diğer yapılar da; Kasr-ı Neşat & Kasr-ı CenanÇeşme-i Nûr (III. Ahmed Çeşmesi)Atiye Sultan Sarayı (Kağıthane Kasrı Hümayunu – Küçük Zabit Mektebi)Yeni Çeşme ya da II. Abdülhamid ÇeşmesiKoşu KöşküAziziye Camii (Sadabad Camii – Çağlayan Camii)Mir-i Ahur (İmrahor) Kasrıİmrahor Çeşmesi (III. Murad Çeşmesi)Poligon ÇeşmesiPoligon SarayıII. Mahmud NişantaşıKağıthane KöyüKarakolhane KoğuşuKağıthane Cendere Su Terfi İstasyonuSu TerazisiDaye Hatun Sıbyan Mektebi‘dir.